Dil ve Edebiyat (210. Sayı)
Dergi Ücreti : 24 ₺
Editörden
ÖZCAN ÜNLÜ
Kelimelerin daraldığı, anlamın kabuğuna sığmadığı o gizemli noktada başlar şiir. Bazı anlar vardır ki, edebiyatın hafızasında sadece bir zaman dilimi olarak yer almaz. Bir sızının adı olarak mühürlenir bazen.
“Haziranda ölmek zor” der şair; zira hayatın en gür, tabiatın en yeşil olduğu demde bir yıldızın kayması, geride kalanlar için tarifi güç bir boşluk bırakır.
Modern edebiyatımızın en özgün, en “kapalı” ama bir o kadar da kalbe dokunan şairi Cahit Zarifoğlu, tam da böyle bir haziran gününde (1 Temmuz 1940-7 Haziran 1987), ardında devasa bir imge atlası bırakarak aramızdan ayrıldı.
Dil ve Edebiyat’ın 210. sayısında, bu derin sızıyı ve şiirin can damarı olan “imge” meselesini bir araya getiriyoruz.
***
1940 yılında Ankara’da doğan Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, Türk şiirinde mistik duyarlılığı, sürrealist bir anlatım tekniği ve alışılmamış bağdaştırmalarla birleştiren nadir isimlerdendir. İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam ve Korku ve Yakarış gibi eserleriyle, sadece bir kuşağın değil, Türk edebiyatının yönünü tayin eden bir figür haline gelmiştir. Onun şiiri, gelenekle bağını koparmadan modernin imkânlarını sonuna kadar zorlayan, insanın metafizik sancılarını eşsiz bir dille aktaran bir “menzil”dir.
***
İmge, edebiyat kadar diğer tüm sanat disiplinlerinin de üzerinde en çok durduğu, tanımlarken dahi yeni imgelere ihtiyaç duyduğu bir kavramdır. En yalın haliyle imge; dış dünyadan alınan duyuma dayalı verilerin, sanatçının hayal dünyasında yeniden harmanlanarak alışılmışın dışında bir formda sunulmasıdır.
Ezra Pound’a göre; “İmge, bir anlık zaman dilimi içinde entelektüel ve duygusal bir karmaşayı sunan şeydir.”
C. Day Lewis’e göre ise “Kelimeyle çizilen bir resimdir ancak bu resim sadece göze değil, tüm duyulara hitap eder.” Örneğin Ahmet Haşim’in “Yorgun gözümün daldığı bir sayd-ı hayaldir” dizesindeki o “hayal avı”, dış dünyada karşılığı olmayan, ancak zihinde devasa bir atmosfer kuran saf bir imgedir.
Zarifoğlu, imgeyi bir süsleme aracı olarak kullanmaz, varoluşun bir parçası olarak ele alır. Onun şiirinde imge, bazen “motorlu kuşlar” gibi moderniteye bir eleştiri, bazen de “alnı secdeli dağlar” gibi derin bir teslimiyettir:
“Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde ağır sözler yok
Kanımı harflerimin arasına dağıtan
Bir şiir bıraktım”
Onun hakkında yapılan değerlendirmelerde ortak nokta, Zarifoğlu’nun dili bükme ve yeniden kurma yeteneğidir. Eleştirmenler onu, “zor anlaşılan ama vazgeçilemeyen bir gizemli bahçe” olarak nitelerler. Şiiri, okuyucudan çaba bekleyen, zihinsel bir konforu reddeden bir yapıya sahiptir.
***
Elinizdeki 210. sayıda, edebiyatımızda imge meselesini, vefatının 39. yılında rahmetle yâd ettiğimiz Cahit Zarifoğlu ekseninde kıymetli isimlerle enine boyuna işlemeye çalıştık.
Celal Fedai, “Cahit Zarifoğlu, imgelem ve şiir tekniği” üzerinden meseleye yaklaşırken, Mustafa Uçurum şairin kendine özgülüğüne değiniyor. Şakir Kurtulmuş, Zarifoğlu’nun şahsiyeti ve eserleri üzerinden hatıralarla örülü bir perspektif sunuyor.
Mustafa Özçelik, Zarifoğlu şiirindeki hikmetli dili incelerken; Hayrettin Taylan, İbrahim Eryiğit, Yunus Emre Altuntaş, Ethem Erdoğan, Ercan İriş, Feyzanur Eminoğlu ise konuyu teorik düzlemden alıp güncel edebiyat tartışmalarıyla birleştiriyor.
Adem Turan, Zarifoğlu üzerine kaleme aldığı şiir, Mehtap Altan ise Zarifoğlu’na ithaf ettiği bir hikâyesi ile dosyaya katkıda bulunuyor.
Yeni sayımıza şiirleriyle katkı sunan Hasan Akay, Yaşar Bedri, Nurettin Durman, Suavi Kemal Yazgıç, Ercan Ata, Muhammet Emin Berk, Yasin Mortaş, Hande İkbal, Ali Havan, Tayyip Atmaca ve Üsküp’ten Leyla Şerif Emin’e; hikâyelerini okuyacağınız Nuhan Nebi Çam ve Ahmet Yılmaz’a; bir çizgi ile katkı sunan Osman Sak ve yazıları ile Tunay Özer, Seval Koçoğlu, M. Ali Özdoğan, Deniz Baş, Mehmet Kırtorun, Yayın Danışmanımız İrfan Çalışan ve Ankara TDED Şube Başkanımız Erbay Kücet’e de ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyoruz.
Bu sayı, hem bir anma hem de şiirin kurucu unsuru üzerine derin bir tefekkür davetidir. Bir haziran sabahı sessizce giden o güzel adamın aziz hatırasına ve kelimelerin sonsuz gücüne hürmetle...
Keyifli okumalar dileriz.